Prof.Dr.Yusuf Vardar’a 97. yaş gününde,
ilkokulu okuduğu Gönence Köyün’de anlamlı tören.
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Malkara Belediyesi ve Gönence Köyü’ne sonsuz teşekkürler.

Sayın Başkan, Sayın Belediye Meclis Üyeleri ve Değerli Gönence’liler,

Bugün şahsen sizlerle olamamanın üzüntüsü karşısında, duygu ve düşüncelerimizi kısa bir yazı ile de olsa sizlere iletmek istedik. Babamız merhum Yusuf Vardar’ın ismini, öğrenime ilk adımı attığı ve ilkokulu okuduğu Gönence Köyü’nde bir caddeye verilmesi kararını büyük bir memnuniyetle öğrenmiş bulunuyoruz. Bu kararda, başta Belediye Başkanımız ve Belediye Meclis üyeleri olmak üzere, emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ederiz. Babamızın isminin gelecek nesiller tarafından öğrenilmesini sağlayacak olan bu karar, aynı zamanda babamızı yâd etmeye imkan sağladığından bizim için bir kat daha değerlidir.

Babamız her zaman kendisini gururla ve övünerek “köylü çocuğu” olarak tanımlardı. O günün zor koşullarında bu köyde başladığı öğrenimini, daha sonra Malkara Ortaokulu ve Edirne Lisesi’nde devam ettirebilmiş olmak, kendisinin anlatımıyla, onun için kolay elde edilemeyecek bir fırsattı. Hayat hikayesine baktığımızda, o küçük yaşta başladığı mücadeleci ruhun, tüm hayatı boyunca kendisini takip ettiğini ve hiç pes etmeden, yaptığı her işte, attığı her adımda verdiği benzersiz mücadeleri görmek mümkündür. Meslek hayatının büyük bir kısmını Ege Üniversitesi’nin ve Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nin kurulması ve gelişmesine adarken, her daim köylü çocuklarının Türkiye Cumhuriyeti’ne daha çok katkı yapabilmeleri için uğraşmış, çabalamış, didinmiştir. Ailece yaptığımız seyahatlerde dahi, köylü çocuklarıyla konuşmak, köylülerle dertleşmek kendisini hep neşelendirmiştir.

O nedenle bugün bu anlamlı tören, yaşamı boyunca aldığı çeşitli ödüllerin, ismiyle anılan çiçeklerin, sokakların, konferans salonlarının taçlanmasıdır. Bir anlamda babamızın yaşam döngüsünün tamamlanmasıdır. Çünkü hayata adım attığı Gönence Köyü, küçük Yusuf’a vefasını eksik etmemiş; hem de 97’inci doğum günü olan 5 Kasım 2018’de, ismini bu şekilde ölümsüzleştirmiştir. Bütün hayatı boyunca vefa ve kadirşinaslık babamızın değer verdiği unsurların başında gelmiştir. Belki bu nedenle etrafından bekleyip de göremediği vefasızlık örnekleri kendisin çok incitmiştir. Bu vesileyle 1979’da kaleme aldığı “Vefa Arıyorum” adlı şiirini burada tekrarlamak isteriz:

VEFA ARIYORUM
Günümüz dünyasında vefa, dostluk arıyorum
Arkama bakıyor, etrafıma dolanıyorum
Vefa kaybolmuş, heyhat bulamıyorum

Geçmişi hatırlıyor, bugüne bakıyorum
Yakınlarımda arıyor, uzaklara göz atıyorum
Vefa hayal olmuş, bulanına rastlayamıyorum

Beşer neden böyle olmuş, şaşırıyorum
Çiçeğin sessiz vefasını kıskanıyorum
Vefa yok olmuş, ne yazık ki bulamıyorum

‘Neden böyle olduk’ diyerek kendimi suçluyorum
Çaresizliğe düşüyor, bunalıyorum
Sonunda doğanın sessiz vefasına sığınıyorum.

Eylül 1979, Karşıyaka

O nedenle sizlere gösterdiğiniz bu güzel vefa örneği için babamız adına teşekkürü ayrı bir borç biliyoruz. Saygılarımızla.

Fazilet – Nükhet VARDAR
5 Kasım 2018
Gönence Köyü – Prof.. Dr. Yusuf Vardar Caddesi isim verme töreni, Malkara




Başlangıç...
Doktora Çalışmasından

Mücadeleci Bir Bilimci...
Yusuf Vardar'ın Sözcükleriyle Yaşam Öyküsü


"Hakikatte Aşk...
        Bilgide Kuvvet..."

Kitap müthiş enerjisi ile yerinde duramayan bir akademisyenin, belki kendi ailesinden bile daha fazla düşündüğü, hatta kayırdığı “Üniversitesi” ve “Fakültesi” ile olan ilişkilerinin bir özeti. Üniversitesi, Kürsüsü O'nun için hiçbir zaman "iş" olmamıştır. Attığı her adımda, hazırladığı her tasarıda, kaleme aldığı her bütçe savunmasında daima tutku ve adanmışlık vardır. O'nun için yapılmaya değer olan her şey, sonuna kadar savunulmalıdır. Eğer savunulmayacak kadar değerli değilse, hiç yapılmamalıdır. Bir deyişle, hayat felsefesinde "ya hep, ya hiç" düşüncesi hakimdir. Yaşamında bu iki zıt kutbun arasında bir yerde duramamış, duranlara da ne yazık ki tahammül gösterememiştir. Yaptıkları hep doğru muydu bilmek imkansız... Ancak hep inandığı şeyleri yaptı ve yaptığı her şeye gönülden, sıkı sıkıya bağlandı. Hiç "yapar gibi" olmadı. Sözünü hiç esirgemedi. Taviz vermedi. Hatta belki taviz vermesi gereken durumlarda dahi, bu alternatifi göz ardı etti.

İşte bir "köylü çocuğunun"nun köyde başlayıp, Cumhuriyet'in 50. yılında Ege Üniversitesi Rektörlüğü'ne dek uzanan; TÜBİTAK tarafından verilen Bilim Ödülleri arasında, Botanik Dalı'nda tek Bilim Ödülü sahibi olma gururunu taşıyan Yusuf Vardar'ın, yüreklendiren, güldüren ve düşündüren, yer yer hazin öyküsünden birkaç kesit...Hiçbir şey bizlere gümüş tepside sunulmuyor. Elde edebildiğimiz her somut başarı muhakkak kendi emeğimizin ürünü.

Elli yıl önce de böyleydi, şimdi de böyle...

Nükhet VARDAR 31 Mayıs 2006